DİVES, Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası ile Memur-Sen arasında yaşanan “Kürtçe Ezan polemiği tırmanıyor. DİVES Genel Sekreteri Zahir Aktaş, yaptığı yazılı basın açıklamasında Memur-Sen’i sert bir dille eleştirdi. Aktaş, Memur-Sen’i İslam değerlerini istimrar etmekle suçladı.
Aktaş’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Genel seçimlerden hemen önce aslı astarı olmayan, planlı ve maksatlı olarak ortaya atılan “Kürtçe Ezan” iftirasına hiç araştırma gereği duymadan, sanki olay doğruymuş gibi açıklama yapan Diyanet-Sen’den sonra, şimdi de Memur-Sen Başkanının bu konuyu konfederasyon bazında gündeme getirmeleri dikkat çekicidir. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendikalarının 26 Temmuzda Van’da gerçekleştirilen başkanlar kurulu toplantısında, ‘Allah’a inanmayanların sanki Müslüman’mış gibi Kürtçe ezan okuma girişimleri, bu milletin genetik kodlarıyla oynamaktır” diye bir söylemde bulunması herkesi üzdüğü gibi bizi de derinden üzmüştür. Başkana ve daha önce hiç bir araştırma yapmadan açıklama yapan Diyanet-Sen temsilcilerine Allah’ın bir ayetini hatırlatmak isteriz. Allah (cc): ‘Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haberle gelirse, onu ‘etraflıca araştırın.’ Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.’ (hücurat: 6). Allah’ın ayetinden de anlaşılacağı gibi bu sendikalar, haberi araştırmadan cehalet sonucu günah isleyip insanlara kötülük etmişlerdir. Bununla da yetinmeyerek müminleri ve Müslümanları Allah’a inanmayan olarak nitelendirmişlerdir. Bu söylemlerinin İslam inancındaki karşılığını araştırmaya davet ediyoruz.
Kim, kimi Allah’a inanmayan olarak ilan ediyor? Ya da sanki Müslüman olarak nitelenen kimlerdir? Yoksa bunlar kendileri dışında kimseyi mümin ve Müslüman olarak kabul etmiyorlar mı? Bizce asıl bu gibi talihsiz açıklamalarla halkın genetik kodlarıyla oynanmak isteniyor. Bu net olarak bilinmelidir ki, böyle bir şey olmuş olsaydı ilk önce DİVES olarak biz karşı çıkardık.
Hiç kimse birilerine dalkavukluk yaparak ya da bu mukaddes dinin tek sahibiymiş gibi davranarak, din adına dünya ve mevki avına çıkmasın. Tarih şahittir ki, inançlarını çıkarlarına alet etmiş kimseler helak olmuşlardır. Bu arkadaşlardan beklentimiz söylediklerinden pişman olduklarını kamuoyuna deklere etmeleridir. Çünkü günahlar tövbe ile ancak af olunabilir.
Bu sendikalara üye inançlı ve vicdan sahibi insanların, sendikalarının bu açıklamalarından sonra kendi konumlarını gözden geçirmeleri gerektiğine inanıyoruz.” Muş`un Sesi Gazetesi


